Son dakika haberleri: “Kuveyt-Türkiye İkili Ticareti & Doğrudan Yabancı Yatırım” raporu lansman webinarı

Türkiye’nin Kuveyt Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak, pandeminin geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım rakamları üzerinde hafif bir etkisi olduğunu belirterek, “Bu, Türkiye ve Kuveyt arasındaki ekonomik ilişkilerin dayanıklı olduğunu gösteriyor. Bu, gelecek stratejilerimizin garantisidir.” dedi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Kuveyt İş Konseyi tarafından “Kuveyt-Türkiye İkili Ticareti & Doğrudan Yabancı Yatırım: Daha Fazla Büyümeyi Teşvik Etmek için Ekonomik İlişkilerden Yararlanma” raporu lansman webinarı düzenlendi.

Çevrimiçi toplantı Türkiye’nin Kuveyt Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak, DEİK Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Kuveyt Doğrudan Yatırım Teşvik Kurumu (KDIPA) Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Mulla Yakub ve DEİK Türkiye-Kuveyt İş Konseyi Başkanı Ebru Özdemir’in katılımıyla gerçekleşti.

Toplantının açılışında konuşan Türkiye’nin Kuveyt Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak, Türkiye-Kuveyt ikili ilişkilerinin merkezinde ekonomik ve ticari işbirliğinin yer aldığını belirterek, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin seviyesinin siyasi ilişkilerin gerisinde kaldığını aktardı.

Koytak, Kovid-19 salgınının küresel olarak ekonomileri tehdit ettiğini ancak aynı zamanda fırsat pencereleri de açtığını dile getirerek, “Değişikliklere hızla uyum sağlamamız ve yeni fırsatlar aramaya devam etmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

Pandeminin geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım rakamları üzerinde hafif bir etkisi olduğunu anımsatan Koytak, “Bu, Türkiye ve Kuveyt arasındaki ekonomik ilişkilerin dayanıklı olduğunu gösteriyor. Bu, gelecek stratejilerimizin garantisidir.” ifadelerini kullandı.

Koytak, dünyanın son 2 yıldır Kovid-19 pandemisinin yol açtığı derin, yıkıcı ve dönüştürücü sorunlarla boğuştuğunu ifade ederek, “Türkiye, bu zor dönemde güçlü kalmayı, hatta gücünü artırmayı başaran ender ülkelerden biri.” dedi.

“Türkiye’nin teknoloji girişimleri, dünyanın her yerinden yatırımcılar çekiyor”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da Kuveytli iş insanlarının Türkiye’ye olan yakın ilgisinden ve daha fazla yatırım yapma iştahından memnun olduklarını ifade etti.

Dağlıoğlu, “Kuveyt-Türkiye İkili Ticareti & Doğrudan Yabancı Yatırım” raporunun Türkiye ve Kuveyt’teki yatırım ortamına genel bir bakış sunmayı amaçladığını dile getirerek, “Bu raporun karşılıklı ticaret ve yatırımların gelişmesi için bir yol haritası olmasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye ekonomisinin 2003-2020 döneminde ortalama yüzde 5,1 büyüme kaydettiğini anımsatan Dağlıoğlu, “Aynı dönemde Türkiye, 225 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırımı çekerek bölgesinde bir yatırım merkezi haline geldi. Türkiye’nin ihracat rakamı 2002 yılında 36 milyar dolardı. Bu rakam son 12 ayda 210 milyar doları aşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek yıllık ihracat rakamı oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Dağlıoğlu, Türkiye’de çeşitli sektörlerde ihracata yönelik gelecek vadeden birçok şirketin olduğuna dikkati çekerek, “Bu şirketler işlerini hızla büyütüyorlar ve ihracat pazarlarını daha da genişletmek için ortaklar arıyorlar. Bu şirketlerin sermaye yapılarını geliştirmek büyük getiriler sağlıyor.” dedi.

Türkiye’nin teknoloji girişimlerinin oldukça hareketli olduğunu ve dünyanın her yerinden yatırımcıları çektiğine işaret eden Dağlıoğlu, “Bu teknoloji girişimlerine yatırım yapan uluslararası yatırımcılar, yatırımlarından güzel bir karla başarıyla çıktılar.” açıklamasını yaptı.

Dağlıoğlu, “Dayanıklı ve hızlı büyüyen bir ekonomi olan Türkiye, sürdürülebilir doğrudan uluslararası yatırım çekmek için iş dostu politikalar, derin yetenek havuzu ve Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesiştiği noktada küresel pazar erişimi sunmaktadır.” ifadesini kullandı.

“Erişilebilir olmak çok daha fazla önem kazandı”

DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel tedarik zincirlerinin esnekliği konusundaki tartışmanın, uyumluluk veya ticari marka bilinci yerine tedarik zincirlerini hayatın ana merkezine koyarak ele alınması gereken acil bir konu haline geldiğini dile getirdi.

Lojistik algısının değiştiğini belirten Olpak, “Bu temel değişim, ‘yakın veya uzak’ olmaktan ‘erişilebilir’ olmaya doğru gidiyor. Erişilebilir olmak çok daha fazla önem kazandı.” şeklinde konuştu.

Olpak, kesintisiz bir tedarik zinciri ile yoluna devam eden ve karşı tarafa yeterince güven verenlerin bu dönemin kazananları olacağını ifade ederek, “Türk iş dünyası olarak, salgının başından beri kesintisiz bir tedarik zincirimiz vardı ve hala devam ediyor. Kuveyt ile doğrudan yatırımlar da dahil olmak üzere çok daha fazla ikili ekonomik ilişkiye sahip olmak için istekliyiz.” dedi.

Kuveyt Doğrudan Yatırım Teşvik Kurumu (KDIPA) Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Mulla Yakub ise her iki ülke için de büyük bir potansiyel olduğunu ifade ederek, salgının her iki tarafı da zorluklara rağmen daha verimli olmaya ittiğine işaret etti.

Yakub, know-how bilgisi sağlayacak firmalara önem verdiklerini dile getirerek, ikili ilişkilerin her iki taraf içinde karşılıklı yararlar sağlayacağını aktardı.

DEİK Türkiye-Kuveyt İş Konseyi Başkanı Ebru Özdemir de “Kuveyt-Türkiye İkili Ticareti & Doğrudan Yabancı Yatırım” raporunun, Türkiye-Kuveyt ikili ekonomik iş birliğinin genel bir resmini ve ikili ilişkilerdeki son gelişmeleri kapsadığını ifade etti.

Özdemir, raporun her iki ülke ve her iki ülkenin iş çevreleri için kilit sektörleri ve potansiyel yatırım alanlarını içerdiğini belirterek, “Türkiye ve Kuveyt’in diplomatik ilişkiler kurmasından bu yana geçen 50 yılda, ikili ilişkilerimiz bir bütün olarak istikrarlı bir gelişme gösterdi. Özellikle son 15 yıl, iki ülke liderleri arasındaki güçlü diyalog sayesinde iki ülke arasında aktif ve verimli etkileşimlere sahne oldu.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir